hüzünlü çirkinlikleriyle
adamlar ağladı senden gizli
adamlar ağladılar bütün içlerine
ne yaparsa yapsın eksiktiler
üvey evlatlarıydılar allahın
koca bir ormanda bütün yalnızlıklarıyla
mağrur birer ağaçtılar
yüreğinin sarısını çıkardı verdi hiç düşünmeden biri
bir diğeri geçmişe daldı
biri hüznünü özledi
seni o kadar tanıyorlardı ki
aldım ve yüreğime koydum onları
hüzünlü bir doğu ezgisiyle
ağladılar çirkinliklerini
ne kadar utandım güzelliğimden
ne kadar utandım varsıllığımdan
tanıdılar hemen beni
altı bin yıllık geçmişimdi biri
biri içimdi
ne kadar çürümüştü
o kadar sararmıştı ki yüzleri
utandım yeşilliğimden